Onca Şey #gezgince Röportajlarının Konuğu @keyfiguzergah

1 dakikada okuyabilirsin


2
2 puan

Onca Şey olarak #gezgince adı altında gezginlerle yapmakta olduğumuz röportajlardan oluşan yazı dizimizin konukları Özlem ve Noyan, yani nam-ı diğer @keyfiguzergah. 🙂 Özlem ve Noyan bulabildikleri her fırsatta yeni yerler keşfeden; ”Keyfigüzergah” olarak yola çıkmış, gezdiklerini, gördüklerini ve yediklerini doğal ve samimi bir dille takipçileriyle buluşturan bir çift. Kendileriyle daha önceden tanışmış ve yüz yüze röportaj yapmış olsaydık ancak bu kadar samimi cevaplar verebilirlerdi. Özlem ve Noyan’ın güldüren, düşündüren ve bir o kadar da eğlenceli röportajıyla sizleri baş başa bırakıyoruz. 🙂

Selam Özlem ve Noyan kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Ben Özlem Küçüközcan, daha bilinen adıyla Keyfigüzergah. 🙂 Hem grafik tasarım hem de gazetecilik mezunuyum. 2013 senesinden bu yana medya sektöründe şef editör olarak çalışıyorum. Aynı zamanda seyahat yazarlığı yapıyor, çeşitli markalara içerik üretiyorum. Bu konuda en büyük destekçim ve Keyfigüzergah’ın görsel işlerinden sorumlu müdürü eşim Noyan Küçüközcan. 🙂 O da uzunca senelerdir reklam sektöründe, sanat yönetmeni olarak çalışıyor. İkimizin ortak ilgi alanları bir anda projeye dönüşerek Keyfigüzergah’a hayat verdi.

Sizce gezginlerdeki bu gezme ve keşfetme arzusu nereden geliyor?

Okuduğun bir kitap, izlediğin bir film, rastgele gördüğün fotoğraf karesi... Basitçe açıklayacak olursak; bizim de hissettiğimiz gibi çoğu gezgin, dünyayı, farklı kültürleri, insanları, yemekleri vs. merak ediyor ve 1-2 seyahat sonrasında bu bir alışkanlığa dönüşüyor. Hatta bir tutkuya! Bir bilet, bir bilet daha sonu gelmiyor. Bir nevi zehri bir kez aldıktan sonra, bu yoldan geri dönmek çok zor. 🙂 Zaten bir insanın başına ne geliyorsa ya meraktan yaa meraaktan gelirmiş!

Yalnız mı yoksa birileriyle mi gezmek daha keyifli?

Her ikisinin de insana katacağı duyguların farklı olacağını düşünüyoruz. Biz eşimle birlikte seyahat ediyoruz, son derece keyif alıyoruz. Ancak geçmiş zamanlarda tek başına da yola çıktığımız oldu. Tek çıktığınızda yaşadıklarınızla, birileriyle yola çıktığınız seyahatlerde tecrübe edecekleriniz inanın bambaşka. 🙂 Tek seyahate çıkmak başta korkulu gelse de, kendinizi daha çok tanıma, yeri geldiğinde daha özgür olmanızı tetikliyor. Birileriyle seyahate çıkmak ise, tamamen kiminle yola çıktığınıza göre değişkenlik gösteriyor. 🙂 Sonuçta Noyan seyahat etmeyi sevmeyen biri de olabilirdi. Ama ikimiz için de ortak bir heyecan olduğu için doğal olarak çok keyifli geçiyor. Birbirimize sürprizlerimiz bile seyahat temalı oluyor. 🙂

View this post on Instagram

Cuma günü Konya'ya gidiyorum! 😂 Nasıl ya diyor insan ama bundan 3 sene evvel Noyan’la henüz flört dönemindeyiz. Ama evlilik ufukta hissi de var. 😀 Noyan asker arkadaşının düğününe davetli ve ısrarla benim de gelmemi istiyor. Neymiş efendim çocuk benimle de tanışmak istiyormuş çocuk ikimizin uçak biletine kadar satın almış. “Yahu deli mi ne!” diyorum. Gitmesek ayıp. Ben ne kadar gelmeyeyim desem nafile. “Ya neden Konya diyorum kendi kendime! Şubat soğuğu birde uf!” Noyan sürekli “içlik al yanına deyip duruyor.” 😂Ay gülsem mi ağlasam mı! Hava -5, 10 derece. Neyse gelip çatıyor uçuş günü. Noyan, Atatürk havalimanında bizi dış hatlara sokuyor. “Yahu Noyan yanlış gidiyoruz iç hatlar burada!” diye tartışıyorum. Kolumdan tuta tuta “hayır buradan da geçiliyor” deyip beni dış hatlarda Check in masasına götürüyor. Pasaportlarımızı çıkarıp: “Merhaba hanımefendi bizim Belgrad uçuşumuz var diyor.“ O an ben tarifsiz bir malak ifadeye bürünüyorum. Aklımdan tek geçen şey “Nasıl ya! Şok ifadem uzunca süre geçmiyor. Babam az daha havalimanına gelip Noyan’ı boğacaktı😅 Neyse ki ortalığı yatıştırıp şu üçlüyle yolculuk başlıyor. Sevinç, mutluluk, heyecan.. 🙈😬Bunun üzerine bir de uçakta evlenme teklifi geliyor. “Bunu söylerken gerçekten ayaklarını yerden kesmek istedim.” Sonuç olarak Konya soğuğuyla, Belgrad eş değer. E 1 ay evvelinden birlikte pasaport başvurusu falan yapmışız. Pasaportlar da onun adrese postalanmış tabi. Bir de vizesiz olunca adam kurmuş planı. Konya’ya gidiyoruz diye beni kandırdı.😬İyi ki de yaptı. Sırbistan’ın başkenti Belgrad! İlk gidişimiz epey heyecanlı olduğu için rüzgar gibi geçti. Şimdi biz fırtınalar estirmeye geliyoruz!😍Tipik bir doğu Avrupa şehri bekle bizi.!💪🏻☺️ . . #newdestination #couplegoals #travellinspiration #travelandlife #igturkey

A post shared by Keyfiguzergah.com (@keyfiguzergah) on

Gezdiğiniz ülkeleri veya şehirleri neye göre seçtiniz veya seçmektesiniz?

Biletlerin uygunluğuna göre! 😀 Tabii ki önceliğimiz olan birkaç yer var ama şu an beklemedeler. Tüm bilet alarmları kuruldu. Uygun zaman bekleniyor. Ama tabii ki ikimizin de ayrı ayrı gitmek istediği şehirler oluyor. Bu şehirler; ya kültürü, ya doğası, ya mimarisi, ya yemeği, ya da gördüğümüz bir fotoğraf karesiyle kafamıza kazınmış oluyor. Bunları sırasıyla listeliyoruz. Herhangi bir kampanya döneminde; izinlerimizi de göz önüne alarak aralarından en şanslı şehirleri belirliyoruz. Aslında bu aşamada epey meşakatli. 

Hangi ülke veya şehir ne sebeple sizi oldukça etkiledi?

Biz gittiğimiz her ülke ve şehirde farklı farklı heyecan ve mutluluklar yaşıyor, bir şeylerden etkileniyoruz. Şu sebeple, tek seferde; "Şu şehir beni çok etkiledi." de diyemiyoruz. Dünya çok büyük ve keşfedecek çok yer var. Ancak yaşamak için; gerek düzeni, gerek sosyal imkanları olsun: Berlin. Kültürü, sonsuz doğası ve sana vereceği yeni bir başlangıç adımı için: Bali. Seyahat yazarlığına başlamamı sağlayan, tarihinde büyük acılar yaşayıp o izleri hala üzerinde taşımasına rağmen sıcaklığıyla seni sarıp sarmalayan, huzur veren: Saraybosna! Cennet koylarıyla Tayland. Yaa işte biz başlayınca duramıyoruz, hangi birini seçelim. Hepsi bizim bebeğimiz! 🙂

Aklınıza geldikçe sizi hala gülümseten bir anınız var mı?

Phuket'teyiz. Phuket'te en çok kullanılan ulaşım aracı motor ve tabii ki 'tuk tuk'. Yani motordan bozma, 4 teker araç işte. Gitmeden önce öyle araştırdık ki. "Aman ha tuk tuk'a binmeden şöförle pazarlık yapın, dikkat edin, kazıklanmayın." diye tembihlenmişiz, bilinçliyiz. Noyan'la Patong gecelerine akmaya karar vermişiz. E tabi tuk tuk'a bindik. İşte "Şuraya gideceğiz, şu kadar ödeyeceğiz, tamam mı? - Tamam" sorunsuz gittik. Dönüşte bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor. E tabi Tuk tuk'lar yağmur yağarsa ücreti de arttırıyor. Bunu da biliyor ve ona göre şöförle anlaşıyoruz. Otelimizin önüne geldik. Noyan parayı ödedi, para üstünü aldı ama kafası karışık gibi. Şöföre isyan etmeye başlıyor. Şöför: "Hayır doğru deyip duruyor." Noyan'a soruyorum. "Hayır abi eksik verdi, galiba paramızı ütüyor." diyor. Adam gaza basıp gidecek biz asla izin vermiyoruz, parayı vereceksin diye! Adamı resmen rehin almışız. Neyse en son otelin resepsiyonisti yanaşıyor ben de: "Şimdi polisi arıyorum!" deyince şöför tamam tamam deyip, isyan ede ede verdiğimiz tüm parayı da bize geri veriyor. Öyle böyle iyi kurtulduk derken. Noyan: "Özlem adamın günahını almışım ya, meğer karanlıktan görmemişim parayı" deyince bize bir gülme krizi geliyor. Trajikomik. Biz Türkler hakkaten çok fenayız! 😀 Bize kazıklanmayın derlerken adamı resmen dolandırmışız. Neyse çok pişmanız.

Şimdiden sıradaki gezi planınızı yapmış olmalısınız sırada neresi var?

Siz bu satırları okurken biz Kaş'ın keyfini çıkartıyor olacağız. Sırada da enfes destinasyonlar var: İzmir, Adana, Hatay, Nurnberg, Münih, Antep, Bolonya, Kopenhag... Ben en iyisi susayım. 🙂

Gezileriniz sırasında bugüne kadar en az ve en çok para harcadığınız şeyler neler oldu?

Vakti zamanında olduğunu düşünürsek (çünkü şu an her şey bize pahalı geliyor ne yazık ki, malum kurlardan dolayı...) Phuket'te bedavadan hallice yediğimiz deniz mahsulleri. Herhalde orada yediğimiz deniz ürünlerini Türkiye'de yeseydik servet tutardı... En gereksiz, "ya biz ne yaptık geri mi versek?" dediğimiz de Prag'da bir lanet şekerciden aldığımız jelibondu. Hakkaten saçma sapan bir para vermiştik, Noyan beni kovalıyordu en son...:)  

Aklınızda kalan kendi çektiğiniz veya beğendiğiniz bir fotoğraf karesi var mı?

Fotoğrafın bizimle paylaşabileceğiniz bir hikayesi var mı?

Yanımdaki kadın, Fevziye teyze. Emekçi büyük kadın o. Evet Hollanda'nın köylerine bayılmıştım. Ama yurdumun güzelliği bambaşka! Sizin 3.sayfa haberleriyle sıkça duyduğunuz Adana'da, geçirdiğim en mutlu günlerden biriydi bu gün. Salmanbeyli Köyü'nde tanıştık Fevziye teyzeyle. Bize saatlerce tandırda elleriyle ekmekler pişirdi, ikram etti. O alnında dökülen boncuk terler, kızaran yüzün benim içimi tittretti Fevziye teyzem! Asıl özlemini duyduğumuz şeylerin; samimiyetin, sevginin, saflığın hala var olduğunu görüp kucakladım. Öyle bir tablo ki aklımdan silinmez.

Gezileriniz sırasında çekmiş olduğunuz bir videoyu bizle paylaşır mısınız?

Peki videonun hikayesinden kısaca bahseder misiniz?

En çok sevdiğimiz Berlin'in en cool caddelerinden birinde soluklanalım diye çömüyoruz bir cafeye. Bir kahve içip kendimize gelelim, ufak da tatlı bir şey yiyip enerji depolayalım diyoruz. Kahve güzeldi ama ne yalan söyleyeyim tatlıyı beğenmedim. Hemen çıkartıyorum Türk marketinden bize hediye edilen muzu. Doğruyorum tabağa. 🙂 

Peki tadı hala damağımda diyebileceğiniz bir yemek?

Ufff tam bizlik soru bu! Ama yine tek cevabımız yok ahahah! Lizbon: Nata ve  Ramiro'daki karides! Saraybosna'da Zeljo'da Cevapi, Sac Buregdzinica'da kıymalı börek! Berlin'de Mustafa's Gemuese Kebab! Belgrad'da Black Turtle'da blueberry beer! Öyle işte.. liste uzar gider! 🙂

İlham aldığınız yada yakından takip ettiğiniz kimse var mı?

Yok valla ya.. Yani kimi sevsek sonrasında bir antipatik geliyorlar. Sevemiyoruz bir şeyler oluyor. :)) 

Son olarak bu yazıyı okuyacaklara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Şaka şaka 🙂 Eğer ki okuduysan zaten gezip görmeye meraklısın. Ben şu hayatın tüm koşturmacasına, can sıkıcı anlarına rağmen, motivasyonumu ve mutluluğumu; öncelikle canımdan çok sevdiğim aileme, sonra ise yeni yerler, kültürler görmeye borçluyum. Kimisi hanlar, hamamlar peşinde koşar. Ben ise uçak bileti için koşuyorum. İnan bu sayede yaşamaktan zevk alıyorum. Umarım konuştuklarımla sana ufak bir kıvılcım vermişimdir. 🙂

Özlem ve Noyan'a tatilde olmalarına rağmen oncasey.com'un #gezgince röportajlarına katıldıkları ve bize vakit ayırdıkları için çok teşekkür ediyoruz. Röportajın sonuna gelmeden, onların enerjisiyle tanıştıktan sonra eminiz kendilerinin @keyfiguzergah instagram sayfalarını çoktan takip edenler oldu. Etmeyenler ise çok şey kaçırmış olacak bizden söylemesi. 

Özlem ve Noyan'ın 2017 yılında hayata geçirdikleri keyfiguzergah.com adında bir seyahat blogları da var. Gezdikleri ve gördükleri her şeyi en ince ayrıntısına kadar okuyucularıyla paylaşıyorlar. Gezdikleri şehir ve ülkelerin listesi baya kabarık mutlaka siz de bir sonraki seyahat planınız için işinize yaracak bilgiler bulacaksınız. Onlar yazı dizimizin en renkli çiftlerinden biri olarak çoktan hafızalarımıza kazındılar bile. Umarım sizde okurken en az bizim kadar keyif almışsınızdır. Yeni bir röportajda görüşmek üzere. 


Paylaşmayı unutma!

2
2 puan

Tepkin?

Yorumsuz Yorumsuz
0
Yorumsuz
Sinir şey Sinir şey
0
Sinir şey
Bayıldım Bayıldım
1
Bayıldım
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Ben Şok Ben Şok
0
Ben Şok
Koptum Koptum
0
Koptum
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Mikemmel Mikemmel
0
Mikemmel

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne Yazmak İstersiniz?
Kişilik Testi
Hangi ünlüye benzediğini merak edenlere özel sorular dizisi hazırlayın
Quiz
Birazcık daha bilgi yarışması tadında doğru ve yanlış cevapların olabileceği sorular dizisi hazırlayın
Anket
Bir anket hazırlayın insanlar acaba ne düşünüyor hemen öğrenin
Metin
Kontrol tamamen sizde ne yazmak istediğinize siz karar verin
Liste
Yazacak sebebi çok olanlara
Video
Youtube veya Vimeo gibi video sitelerinden paylaşmak istediğiniz video içerikler için

Send this to a friend