Yakın Gelecekte Tedavi Edilebileceğine İnanılan 6 Hastalık

1 dakikada okuyabilirsin


Hastalıklara çare bulmak, bilim adamlarının ve tıp araştırmacılarının en önemli amaçlarından biridir. Günümüzde üzerinde fazlasıyla araştırma ve çalışma yapılan ancak henüz tam anlamıyla tedavisi bulunamamış birçok hastalık bulunuyor. Bu hastalıklar nedeniyle hastalar düşük yaşam kalitesiyle hayatını sürdürüyor veya kaybediyor. Yeni tıbbi atılımlar sayesinde, bu yıkıcı koşullardan muzdarip insanlar için yakın zamanda umut verici gelişmeler olabilir.

İşte bilim adamlarının çok da uzak olmayan bir gelecekte tedavi edileceğine inandıkları hastalıklardan bazıları.

  1. 6 Alzheimer Hastalığı


    Alzheimer hastalığının ilk tanısını koyan ve aynı zamanda hastalığında bir nevi isim babası olan Alois Alzheimer isimli bir Alman nöropsikiyatristtir. 51 yaşındaki Auguste Deter bunama ve unutkanlık gibi şikayetleri nedeniyle eşi tarafından, hastalığının ne olacağını bulabilmesi için Doktor ALois Alzheimer'a gösterilir. Dr. Alzheimer, Auguste'yi muayene eder ve durumunu sürekli kontrol altında tutarak onu sürekli inceler. 

    Dr. Alois Alzheimer ve hastası Auguste Deter1906 yılında Auguste Deter'in hayatını kaybetmesinin ardından Dr. Alzheimer ona bir otopsi yapar. Hastasının otopsisinde aldığı beyin örneklerinde hastanın korteksinde incelme, hücreler içinde ve çevresinde farklı birikimler olduğunu görür. Plak ve lif tanımlarını yapan Alzheimer’ın bu buluşu tıp dünyasında büyük ses getirir. İzleyen yıllarda bu çalışmaları tıp kongrelerinde ve sempozyumlarımda büyük dikkat çeker ve literatüre Alzheimer hastalığı olarak geçer. 

    Alzheimer hastalığını üzerine araştırma yapan bilim adamları yakın zamanda büyük bir ilerleme kaydetti. Bilim adamları, beyin dokusunun ölümünü durdurabilecek ve böylece Alzheimer'ın olmasını önleyebilecek bir kimyasal keşfettiler. Pek çok bilim insanı, bu hastalığın iyileştirilmesinden sadece 15 yıl kadar uzakta olduğuna inanıyor. 

  2. 5 Kanser


    Kanserin kısaca şöyle tarihçesine bakacak olursak kanser insanlık tarihi kadar eski bir hastalıktır. Yazılı olarak ilk kanser hastalığına M.Ö. 3000'de Edwin Smith papirüsünde rastlanılmaktadır. Papirüste meme tümöründen ve tedavisi olmadığından bahsedilmektedir. M.Ö. 460 ile M.Ö 370 yılları arasında yaşamış ve tıbbın babası olarak anılan Hipokrat kansere Yunanca yengeç anlamına gelen “karkinos” adını vermişti. Aynı zamanda ilk tümör terimini kullanan yine Hipokrat olmuştur. 

    Hipokrat M.Ö. 28 ile 50 yılları arasında yaşamış Romalı doktor Celsus kanserli dokunun yengece benzemesi nedeniyle latince ''cancer'' adını vermiştir. Antik Yunan'ın önemli doktorlarından biri olan ve M.S. 130-200 yılları arasında yaşamış olan Galen, tümörü tanımlamak için Yunanca'da şişkinlik ve ödem anlamına gelen ''oncos'' adını vermiştir. Yapılan arkeolojik kazılarda dinazor kalıntılarında bile kansere rastlanmış olması kanser hastalığının ilk çağlardan beri var olduğunun en büyük göstergesidir.  

    Dünyada en çok araştırılan hastalıklardan biri olduğu için, kanser bilim insanlarının bir tedavi bulmaya her zamankinden daha yakın oldukları düşünmek oldukça mantıklı. Rahim ağzı kanserine karşı koruyan HPV aşısı ve karaciğer kanserine karşı koruyan hepatit aşısı gibi kanserleri önlemenin bazı başarılı yöntemleri zaten var. Ancak bilim adamları daha da ileri gitmek istiyor. Her ne kadar şimdilik önlemeye yönelik tedaviler olsa da iyileştirici tedaviler de yakın bir gelecekte ortaya çıkacaktır.


  3. 4 Ebola


    Dünyanınn Ebola virüsüyle tanışması ilk kez 1976 yılında olmuştur. Bu tarihte Sudan’ın Nzara ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı virüs salgını ortaya çıkmıştır. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görülen salgının Ebola Nehri yakınında bir köyde ortaya çıkmasından dolayı hastalığa bu isim verilmiştir. Virüs, enfekte olmuş bir hayvanın kan veya vücut sıvıları ile temas sonucunda bulaşabilir. Ebola virüsüne maymunların ve meyve yarasalarının neden olduğu düşünülüyor.

    1976'da Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ve Sudan'da ortaya çıkan salgından beri Orta ve Batı Afrika'da nispeten az sayıda vakaya yaşandı. Ancak 1990'lar ve 2000'ler boyunca virüs yeniden ortaya çıktı. Ebola virüsü ölümcül ve oldukça bulaşıcıdır, bu nedenle tedavi edilmesi gereklidir. Şu anda birçok ülkede bu korkunç virüse çare bulabilmek için denemeler hızla yapılıyor.

  4. 3 Tüberküloz


    Tüberkülozda insanlık tarihi kadar eski bir hastalıktır. Hastalığın bilinen ilk vakaları İsa'nın doğumundan yaklaşık üç bin yıl önce Nil nehri kıyısında bir kasabada yaşayan ve kanlı balgam çıkararak ölen genç bir kıza kadar uzanmaktadır. Yine milattan bin yıl önce yaşamış rahip Nesperehan'ın mumyalanmış bedeninde de tüberküloz hastalığının izlerine rastlanmıştır. Hipokrat, Galen, Paraselsus gibi modern tıpla ilgilenen bilim adamları eserlerinde tüberkülozun belirtilerinden ve bazı tedavi yöntemlerinden bahsetmişlerdir. 

    Tüberküloz bakterisinin keşfini yapan kişi 1843 doğumlu Alman bir hekim ve bakteriyoloji uzmanı olan Heinrich Hermann Robert Koch, bilenen kısa adıyla Robert Koch'tur. 1882 yılında tüberküloz bakterisinin keşfini yapmıştır ve tüberküloz konusundaki keşifleri nedeniyle 1905 yılında Nobel Tıp veya Fizyoloji Ödülünü almıştır. 

    Robert KochTüberküloz 50 yıldan beridir tedavi edilebilir ve iyileşilebilir bir hastalık olmasına rağmen dünya çapında HIV’den sonra ikinci ölüm nedenidir. Tüberküloza karşı kullanılan BCG aşısı şimdiye kadar 90 yaşın üzerindedir. Tüberkülozun en ölümcül formlarından bazılarına karşı koruma sağlasa da, hastalığın en bulaşıcı formu olan ve dünya çapında hastalık yükünün çoğunu oluşturan pulmoner türberküloza karşı pek işe yaramıyor. Her yıl 1,4 milyon insan hala bu hastalıktan ölürken ve antibiyotiğe dirençli tüberküloz vakaları artarken, yeni bir aşı ihtiyacı daha da güçleniyor.

    Yapılan son çalışmalarda yeni bir aşının farelerde tüberküloza karşı daha iyi bağışıklığı teşvik ederek, bu koruma ihtiyacını gidermede yardımcı olabileceği düşünülüyor. 

  5. 2 Sıtma


    Türkçe de sıtma olarak bilinen hastalığın, dünyada yaygın bilenen adı malaryadır. Sıtmanın tam nedeni bulunmadan önce, daha çok bataklık ve sulak alanlarda görülmesinden dolayı hastalığın akşamdan sonra bataklıklardan salınan zehirli gazların ve kokuların solunması nedeniyle oluştuğu sanılıyordu ve geceleri kendini evlerine kapatanlara bu hastalığın bulaşmayacağına inanılıyordu. Bu nedenle, İtalyan Hekim Francesco Torti tarafından hastalığa İtalyanca’daki Mal (kötü) Aria (hava) kelimelerinin birleştirilmesiyle malaria adını verilmiştir. 

    İtalyan Hekim Francesco TortiHastalığın en eski olarak Antik Mısırlılarda görülmüştür. Hipokrat'ta bataklık bölgelerde tekrarlayan ateş ve dalak büyümesiyle seyreden bir hastalıktan bahsetmiştir. Eski çağlardan beri büyük kitlelerin ölümüne yol açan sıtma bugünde tehlikesini sürdürmektedir. 

    Sıtma gelişmiş ükelerde yaşayan insanlar için büyük bir endişe olmasa da, dünyanın başka yerlerinde çok büyük bir katildir. Her yıl yaklaşık 207 milyon kişiye sıtma bulaşmaktadır ve bu hastalığa yakalanmanın bazı ölümcül sonuçları vardır. Yakın zamanda bilim adamları sıtma için geliştirilen ve test edilen bir aşının yüzde 46 etkili olduğunu buldular ve umut verici bir gelişme kaydettiler. 

  6. 1 HIV / AIDS


    Aids ilke kez 1980'lerin başında Orta ve Güney Afrika'da ortaya çıkan, Afrika'da şehirleşmenin artması, uluslar arası seyahatlerin yaygınlaşması, seks alışkanlıklarının değişmesi ve damar içi uyuşturucu kullanımının artması nedeniyle hızla dünyaya yayılarak hasta sayısı ürkütücü boyutlara ulaşan bir hastalıktır. Aids'e sebep olan Hiv adı verilen bağışıklık sistemindeki akyuvarların yapısını bozarak ve sayısını azaltarak vücudun enfeksiyonlara karşı bağışıklık direncini ortadan kaldıran bir virüstür. 

    Antiretroviraller gibi tedavi ilaçları 1990'lardan bu yana büyük ilerlemeler ve fiyat düşüşleri görmesine ve önleme kampanyalarının büyük başarı elde etmesine rağmen, HIV / AIDS için hala bir aşı yoktur.

    HIV, vücudun savunma mekanizmalarından kaçmanın yollarını geliştirdiği için, özellikle geleneksel aşı yaklaşımının işe yaramayacağı anlamına geldiğinden, bulunması özellikle zordur. Bu nedenle bilim adamları etkili bir aşı yapmak için çalışmalarında daha farklı ve yaratıcı yollar deniyorlar.

Kaynak: 1


Paylaşmayı unutma!

Tepkin?

Yorumsuz Yorumsuz
0
Yorumsuz
Sinir şey Sinir şey
0
Sinir şey
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Ben Şok Ben Şok
0
Ben Şok
Koptum Koptum
0
Koptum
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Mikemmel Mikemmel
0
Mikemmel

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne Yazmak İstersiniz?
Kişilik Testi
Hangi ünlüye benzediğini merak edenlere özel sorular dizisi hazırlayın
Quiz
Birazcık daha bilgi yarışması tadında doğru ve yanlış cevapların olabileceği sorular dizisi hazırlayın
Anket
Bir anket hazırlayın insanlar acaba ne düşünüyor hemen öğrenin
Metin
Kontrol tamamen sizde ne yazmak istediğinize siz karar verin
Liste
Yazacak sebebi çok olanlara
Video
Youtube veya Vimeo gibi video sitelerinden paylaşmak istediğiniz video içerikler için

Send this to a friend